Vitaminler

e vitamini








VITAMINLER


E VITAMINI


TOKOFEROL






 
Genel :  





 
E Vitamini, Tocopherol ve Tocotrienol kimyasal gruplarindan bir grup bilesigin toplu adidir.
 


 
Hepsi yagda çözünür. Kimyasal olarak monofenolik bir bilesik ve ayni zamanda bir alkoldür.
 


 
Karaciger, yagli dokular,kalp, kaslar, testis, rahim, kan, adrenalin ve hipofiz bezlerinde toplanir.
 


 
1922 yilinda kesfedilmis olup Yunanca tokoferol çocuk dogurma anlamina gelir.
 


Faydalari
Agiz sagligi :
 


 
E vitamini ( 800 IU/gün ) 3 hafta boyunca yutulmadan önce kapsül açilarak dis etlerine
 


 
sürüldügünde periodontal rahatsizlik sonucu olusmus iltihaplanmalari azaltir. periodontal rahatsizlik
 


 
da E vitamini seviyeleri genellik düsük olup takviye E vitamini yararli olabilmektedir.
 


 
Deri :
 


 
E vitamini, A vitamininin ve selenyumun fonksiyonunu arttirdigindan akne tedavisini destekler.
 


 
E vitamini, oral olarak veya deriye sürüldügünde yaniklarin iyilesmesini hizlandirir.
 


 
E vitamini (400 IU/gün ) dermatitleri etkin bir sekilde iyilestirir. Deriye sürüldügünde de etkin olur.
 


 
E vitamini, cilde sürüldügünde deri kurulugunaiyi gelir.
 


 
E vitamini, oral olarak veya deriye sürüldügünde psoriasisi iyilestirmeye yardim eder. Bu
 


 
iyilesmenin bir sebebi de glütathione peroxidas seviyelerinin yeniden restore edilmesini saglamasidir.
 


 
E vitamini, yara izlerini engeller ve iyilestirir. Kolajen sentezini engellerken fibronectin i sentezler.
 


 
E vitamini, ciltde sebumun bozulmasini engeller.
 


 
Seborrheic dermatit ler bir E vitamini eksikligi semptomudur.
 


 
E vitamini, hücre çogalmasini regüle eder, onarir ve onlari oksidatif hasarlardan korur.
 


 
E vitamini, antioksidan özelligi dolayisiyla asiri günes isiginda kalarak UV radyasyonuna maruz
 


 
kalan deriyi, yaslanmanin hizlanmasina karsi koyar.
 


 
E vitamininin alfa - tocopherol formu derinin stratum corneum tabakasinda en çok bulunan tabii
 


 
antioksidandir.
 


 
E vitamini ( 800 IU/gün ) ve E vitaminli merhem sürülerek beraberce kullanildiginda deri ülserlerinin
 


 
iyilesmesini hizlandirir.
 


 
E vitamini, deriye merhem olarak sürüldügünde cildi günesin UV - B radyasyonunun yapacagi
 


 
yaniklardan korur. UV - B radyasyonunu absorplar ve bu esnada kendiside serbest radikal
 


 
formu tocopheroxyl e dönüsür.
 


 
Topikal olarak kullanilan alpha - tocopherol acetate veya alpha - tocopherol succinate formlari
 


 
UV - B absorplamada etkin degildir. UV - B nin toksik etkilerini gideren etkin E vitamini formu
 


 
esterlesmemis alpha - tocopherol seklidir. Diger formlari serbest alpha - tocopherol haline çok az
 


 
dönüstüklerinden pek etkin degildirler.
 


 
Günese çikmadan önce 8 gün boyunca günde 1000 IU E vitaminive 2000 C vitamini birlikte
 


 
alindiginda cildin yanmadan güneste kalma süresi oldukça uzar.
 


 
E vitamini, deriye merhem olarak sürüldügünde tinea yi iyilestirebilir.
 


 
E vitamini, sigil üzerine sürülerek(10 - 20 gün) üzeri bir plastik naylon v.s ile kapatilirsa sigilleri giderir.
 


 
Bu islem sirasinda oral olarak da alinirsa tedavi daha da etkinlesir.
 


 
E vitamini, yaralarin iyilesmesini hizlandirir.
 


 
E vitamini, cilt kirisikliklarini azaltir.
 


 
Detoksifikasyon :
 


 
E vitamini, radyasyon terapisinin toksik etkilerine karsi koyar ve kanser tedavisi sirasinda
 


 
radyasyon terapisinin etkinligini arttirir.
 


 
Günde 400 IU E vitamini ve 1200 mg pentoxifylline birlikte alindiginda radyasyon tedavisi
 


 
sirasinda olusan radyasyon fibrosis i geriletir.
 


 
E vitamini ameliyat sirasinda aktive olan serbest radikalleri nötralize eder ve anestezi sirasinda
 


 
kullanilan kimyasallarin toksik etkilerinden korur.
 


 
Gözler/Görme :
 


 
E vitamininin( alfa tokoferol formu) yaslanmayla ilgili macular degeneration un önlenmesinde
 


 
faydali olur.
 


 
E vitamini katarakt dahil olmak üzere, gözü oksidatif hasarlardan korur. E vitamini eksikliginde göz
 


 
retinasi dejenerasyona daha bir egilimli olur.
 


 
E vitamini glutamik asitin toksik etkileri sonucunda oldugu zannedilen glaucoma yi önlemeye
 


 
yardimci olur.
 


 
E vitamininin( alfa tokoferol ve gama tokoferol formu) göz lenslerinde yogunlasir ve antioksidan
 


 
etkisi dolayisiyla lens leri oksidatif hasarlardan korumada yardimci olur.
 


 
E vitamini göz retinasinilipid peroksidasyonu neticesi olusan perokside yaglarin toksik etkilerinden
 


 
bu reaksiyonlari engelleyerek korur.
 


 
E vitamini normal olarak göz rodslarini oto oksidasyonun toksik etkilerinden korur. Eksikliginde
 


 
rods larin bütünlügü bozulabilir.
 


 
E vitamini retinopatinin, diyabetik sekli dahil bazi türlerini önlemeye yardim eder.
 


 
Hücreler :
 


 
E vitamini, hücre zarlarinda, fosfolipitlerdeki yag asitlerini oksidasyondan koruyarak hücre zarlarini
 


 
stabillestirir.
 


 
E vitamininin hücre zarlarinda bulunan en yaygin formu alfa tokoferol dür. Ikinci en yaygin formu da
 


 
gama tokoferol dür.
 


 
E vitamini, hücresel artiklarin hücrelerden uzaklastirilmasini kolaylastirir.
 


 
E vitamini, gama isinlarinin kromozonlara hasar verme ve hücre mutasyonlarina sebep olma
 


 
yetenegini engeller.
 


 
E vitamini, mitokondriyada enerji üretimi sirasinda olusan serbest radikallerin toksik etkilerinden
 


 
mitokondriya zarlarini korur.
 


 
E vitamini, mitokondriyal DNA hasarlarini tamiratta yardimci olarak yaslanma prosesine karsi koyar.
 


 
Immün sistem :
 


 
Bakteriyel ve viral rahatsizliklar :
 


 
Tamamlayici E vitamini alimi bir çok bakteriyel ve viral enfeksiyonlari önlemeye yardim eder.
 


 
E vitamini AIDS in ilerlemesini geciktirir.
 


 
E vitamini AIDS e sebep olan HIV virüsüne hücum eden helper T - cells lerin yetenegini arttirir.
 


 
E vitamini HIV virüsünün kopyalanmasini engeller.
 


 
E vitamini antioksidan özelligi dolayisiyla AIDS hastalarinda immün sisteme olan oksidatif
 


 
baskiyi geciktirir.
 


 
E vitamini zidovudine in HIV virüsünün kopyalanmasini engelleme yetenegini arttirir ve
 


 
zidovudine in kemik iligi hücrelerine baskisi gibi bazi toksik etkilerini önlemeye yardimci olur.
 


 
AIDS hastalari için E vitamininin optimal formu d - Alpha - tocopheryl polyethylene glycol 1000
 


 
succinate (TPGS) dir. AIDS hastalarinda yagda çözünen E vitamininin absorplanma kabiliyeti
 


 
zayiflamistir. TPGS suda çözünen bir form oldugundan bu problemin üstesinden gelmektedir.
 


 
E vitamini yagi herpes simplex virus lezyonlu bölgelere en az 15 dakika sürüldügünde hem
 


 
herpes simplex virus type - 1 hem de herpes simplex virus type - 2 ile ilgili agrilari hafifletir.
 


 
E vitamini özellikle yasli insanlarda grip den kurtulup eski haline dönmeyi hizlandirir
 


 
Inatçi papilloma virus lerine sahip kadinlarda, E vitamini, enfekte olmamis kadinlara göre % 24
 


 
daha düsük bulunmustur.
 


 
E vitamini kronik viral hepatit hastalarinda immün sisteme olan oksidatif baskiyi geciktirir.
 


 
E vitamini shingles ile ilgili post herpetik nevralji agrilarini azaltir.
 


 
Iltihaplanma :
 


 
E vitamini iltihaplanmayi önlemeye yardimci olur.
 


 
E vitamini histamin in alevlendirici özelliklerine karsi koyar.
 


 
E vitamini prostaglandin PGE2 nin aktivitesini bloke eder. PGE2 iltihapsaldir.
 


 
Immün sistem hücreleri ve mekanizmalari :
 


 
E vitamini immün sistemin bir çok fonksiyonunu destekler. Bagisiklik sistemini güçlendirir.
 


 
E vitamini, akyuvarlarin bütün çesitlerinin fonksiyonlarini arttirir.
 


 
E vitamini, B - lenfositlerin fonksiyonlarini % 1000 e kadar arttirir.
 


 
E vitamini, lenfositlerin içinde konsantre olur ve onun fonksiyonlarini arttirir. Lenfositler diger
 


 
kan hücrelerine göre 10 misli fazla E vitamini ihtiva ederler.
 


 
E vitamini, fagositolarak görev gören monositlerin yetenegini gelistirir ve monositlerin
 


 
endotheliuma ( atherosclerosis in ilerlemesinde bir faktör ) yapismasini engeller.
 


 
E vitamini, fagositolarak görev gören neutrofillerin yetenegini gelistirir.
 


 
E vitamininin( alfa tokoferol formu) NK lenfositlerin aktivitesini arttirir.
 


 
E vitamini, serbest radikal reaksiyonlarina karsi fagositlerin yetenegini gelistirir.
 


 
E vitamini, T - lenfositlerin performansini % 500 e kadar arttirir.
 


 
E vitamini, T - lenfositlerin dis zarlarinin içine birlesir ve onlarin oksidatif hasarlarini önler.
 


 
E vitamini, helper T - cells dis zarlarinin içine birlesir ve onlarin oksidatif hasarlarini önler.
 


 
E vitamini, timusu korur ve takviye E vitamini timusu iki misli büyütebilir.
 


 
Oto immün sistem :
 


 
E vitamini bir çok otoimmün hastalikli insanin durumunda iyilesmeler saglar.
 


 
E vitamini, lupus erythematosus hastaligini önler ve iyilestirir.
 


 
E vitamini, (900 - 1600 IU/gün) discoid lupus erythematosus hastaligini iyilestirir.
 


 
E vitamini, sistemik lupus erythematosus hastaliginda etkin bir iyilestiricidir.
 


 
Ön kanser :
 


 
E vitaminininalfa tokoferol formucervical dysplasiayi önlemede faydali olur.
 


 
Kanser :
 


 
E vitamini kanserin çesitli formlarini baskilar ve onlara karsi koruma yapar.
 


 
E vitamini, Basal Cell kanserini önlemeye yardimci olur.
 


 
E vitamini, idrar kesesi kanserinin tekrarlama oranini % 53 kadar azaltir.
 


 
E vitamini, (400 IU/gün) gögüs kanseri gelisimini( vücut progesterone:estradiol oranini optimize
 


 
ederek) önlemeye yardimci olur.
 


 
E vitamini, (papilloma virüsünün neden oldugu zannedilen) rahim kanserine karsi koruma yapar.
 


 
E vitamini, kanser tedavisi kemoterapide kullanilan kimyasallarin toksik etkilerinden korur.
 


 
E vitamininin( alfa tokoferol ve gama tokoferol formu) kolon kanserini ( yaklasik olarak % 16 )
 


 
önlemeye yardim eder.
 


 
E vitamini, diskidaki mutajen seviyesini % 79 kadar düsürür.
 


 
E vitamininin gama tokoferol formu,kolon kanserinde oncogene lerin sayisini azaltir.
 


 
E vitamini, yemek borusu kanseriniönlemeye yardim eder.
 


 
E vitamini, (tokoferol karisimi ve tokotrienoller karisiminin kombinasyonu) karaciger kanserini
 


 
önlemede yardimci olur.
 


 
E vitamini, akciger kanserine karsi korur.
 


 
E vitamini, sigara tiryakilerinin akciger kanseri riskini% 20 kadar azaltir.
 


 
E vitamininin tokoferol süksinat formumelanoma yi önlemeye yardimci olur ve melanoma nin
 


 
büyümesini engeller.
 


 
E vitamini, agiz kanserini önlemeye ve olusmus agiz kanserini iyilestirmeye yardimci olur
 


 
E vitamini, nitrat ve nitritlerin karsinojenik nitrosaminlere dönüsmesini engeller.
 


 
E vitamininin alfa tokoferol süksinat formuyumurtalik kanserinin daha fazla büyümesini engeller.
 


 
E vitamini, pankreatik kanserinönlenmesinde yardimci olur.
 


 
E vitamini, pharyngeal (girtlak)kanserininönlenmesinde yardimci olur.
 


 
E vitamini, sindirilen veya solunan polinükleer aromatik hidrokarbonlarin karacigerde
 


 
kanserojen maddelere dönüsme yetenegini geciktirir.
 


 
E vitamininin( alfa tokoferol ve gama tokoferol formu) prostat kanserini önlemeye yardim eder.
 


 
E vitamini, UV radyasyonunca tetiklenmis deri kanserini önlemeye yardimci olur.
 


 
E vitaminininalfa tokoferol süksinat formu mide kanserinin büyümesini engeller.
 


 
E vitaminininkanseri önleme mekanizmasi, angiogenesis i engelleme yani yeni damar
 


 
olusumlarini önleyerek tümörlerin beslenmesini kesme seklinde olur.
 


 
E vitaminininalfa tokoferol süksinat formu radyasyon terapisinintoksik yan etkilerinden korur.
 


 
Iskelet kas sistemi :
 


 
E vitamini, normal kemik büyümesi onarimina katki saglar. Antioksidan özelligi sayesinde
 


 
osteoblast lari serbest radikallerin hasarlarindan koruyarak saglikli yeni kemik büyümesine katkida
 


 
bulunur.
 


 
E vitamini, kikirdak fonksiyonunu gelistirir.
 


 
E vitamini, bag dokusunun (Connective Tissue) dayanimini gelistirir.
 


 
Günde 400 IU E vitamini ve 1200 mg pentoxifylline birlikte alindiginda radyasyon tedavisi sirasinda
 


 
olusan radyasyon fibrosis i geriletir.
 


 
Günde 600 IU E vitamini fibrosistik gögüs rahatsizliginda (hastalarin %70 inde) iyilesme saglar.
 


 
E vitamini leukoplakia (agizdaki ön kanser olusumlari) önlemeye yardim eder.
 


 
E vitamini, idmanlar sirasinda olusan serbest radikallerin vücut DNA sina hasar vermelerini
 


 
tetiklemelerini engeller.
 


 
E vitamini, kas kramplarini iyilestirir ve agir idmanlar sonrasinda olusabilen kas kramplarini azaltir.
 


 
Günde 450 IU E vitamini bir çok insanda kas kramplarinin tamamen iyilesmesini saglar.
 


 
E vitamini, alisilmamis siddetli idmanlarda olusabilecek kas agrilari ve kas lifleri hasarlarini
 


 
(serbest radikal olusumlarini azaltarak ve immün sistemi hücrelerini hareketlendirerek) önlemede
 


 
yardimci olur.
 


 
E vitamini eksikliginde kas zayifliklari olusabilir.
 


 
E vitamini hareketsizlik neticesinde olusan muscular atrophy yi minimize eder.
 


 
E vitamininin yüksek dozlari, bazen muscular dystrophy yi iyilestirebilir.
 


 
E vitamini, osteoartrit ile ilgili agrilari ( prostaklandinleri engelleyerek)hafifletir.
 


 
E vitamini, osteoporosis i önlemeye ( osteoblastlari serbest radikal hasarlarindan koruyarak )
 


 
katkida bulunur.
 


 
E vitamini, rheumatoid arterit i önlemeye yardim eder ve günde alinan 1200 IU E vitamini
 


 
rheumatoid arterit agrilarini azaltir.
 


 
E vitamini, scleroderma yi basariyla kontrol ( lysosomal membranlari stabilize etme yetenegi
 


 
sayesinde ) eder.
 


 
E vitamini, egzersiz sonucu olabilecek iskelet kas hasarlarini önemli ölçüde azaltir.
 


 
Kalp dolasim sistemi :
 


 
Alyuvarlar :
 


 
E vitamini, aneminin bazi formlarini önlemeye yardim eder.
 


 
E vitamini, alyuvarlari serbest radikallerin toksik etkilerinden koruyarak hemolitik anemiyi
 


 
önlemeye yardim eder.
 


 
Günde 450 IU E vitamini, sickle - cell aneminin bir çok hallerini iyilestirir.
 


 
E vitamini, alyuvarlari oksidasyon hasarlarindan ve maruz kaldiklarinda ozonun toksik etkilerinden
 


 
koruyarak ömürlerini uzatir. E vitamini eksikliginde alyuvar hücre zarlari kirilganlasabilir.
 


 
Beyin - damar sistemi :
 


 
E vitamini, bir çok felç olayinin altinda yatan anormal kan pihtilasmalarini engelleyerek felç i
 


 
önlemede yardimci olur.
 


 
E vitamini tamamlayicisi alanlar felç riskini % 29 azaltirlar. Ayrica felçden dolayi ölüm riskini de
 


 
azaltmis olurlar.
 


 
Kalp :
 


 
Günlük 800 IU E vitamini angina ataklarini önlemeye yardimci olur. Yine angina hastalarinda angina
 


 
semptomlarini iyilestirebilir.
 


 
E vitamini, aritmi hastalarinda kalp ritminin normal haline gelmesini saglar. Ayrica kalp kasinin
 


 
premature kalp atislarina sebep olan hücresel kalsiyuma direncini arttirir.
 


 
E vitamini, en az 2 yil, günde 400 IU kullanildiginda kalp hastaliklarinin tekrarlama orani % 32 den
 


 
% 3 e düser.
 


 
E vitamini alkolün kalbe verecegi hasari engeller.
 


 
E vitamini, günde 400 - 1200 IU kullanildiginda kalp krizlerinden sonra olusan agri ve nefessizlik gibi
 


 
etkileri iyilestirir. Ayrica kalp krizlerine sebep olabilecek kan pihtilasmalarini ve LDL kolestrolün
 


 
oksidasyonunu önler. E vitamini tamamlayicisi alan kisilerde kalp krizlerinden ölüm orani normal
 


 
sahislara göre % 77 azalmistir. Ancak koruyucu E vitamini etkisi alindiktan 200 gün sonra baslar.
 


 
E vitamini, ischemic heartrahatsizligini önlemede yardimci olur.
 


 
E vitaminini günlük 30 IU veya daha fazla alan erkekler almayan erkeklere oranla % 37 daha az
 


 
ischemic kalp rahatsizligi riski tasirlar.
 


 
E vitamini, hypoxia(oksijen yetersizligi) durumlarinda kalbin yetenegini gelistirir.
 


 
Kan dolasimi :
 


 
E vitamini, kan dolasimini gelistirir. Bir kan incelticidir.
 


 
E vitamini, kandaki plateletlerin yapiskanligini azaltarak birikmelerini önler ve böylece kan
 


 
damarlarinda pihtilasmalari engelleyerek tikanmalara engel olur.
 


 
E vitamini, kan pihtilasmalarina sebep olan thrombin üretimini engeller.
 


 
E vitamini, günde 200 - 400 IU alindiginda restless legs syndrome unu iyilestirebilir.
 


 
Kan damarlari :
 


 
E vitamini, LDL kolestrolü ve kan damarlarinin endothelium hücrelerini oksidasyondan koruyarak
 


 
ve interleukin 6 ve C - reactive protein seviyelerini düsürerek atherosclerosis i önler. Yine var olan
 


 
atherosclerosisi geriletir.
 


 
E vitamini alan hayvanlarin sadece % 20 sinde( E vitamini almayan ve yüksek yagli diyetle
 


 
beslenen hayvanlara göre) kanal blokajlari görülmüstür.
 


 
E vitamini, antioksidan özelliklerinden dolayi kan damarlarini serbest radikallerin hasarlarindan korur.
 


 
E vitamini, krem olarak sürüldügünde hemoroidden kaynaklanan kasintilari giderir. E vitamini
 


 
eksikliginde hemoroid olusabilir.
 


 
E vitamini, intermittent claudication hastaliginda etkin bir iyilestiricidir.
 


 
E vitamini, peyronie's hastaligini iyilestirmeye ve önlemeye yardim eder.
 


 
E vitamini, sperm üretiminde temel olup günde 600 IU E vitamini sperm kalite, miktar ve
 


 
hareketliligini gelistirir.
 


 
E vitamini, testislerdekonsantre olur ve onlari oksidatif hasarlardan korur. Testislerin her graminda
 


 
40 mcg E vitamini bulunur.
 


 
Sindirim sistemi :
 


 
Candida albican lar E vitamini düsmanidirlar. Hizla çogaldiklarindan E vitamini alimi arttirilmalidir.
 


 
Bir çok Kolikhastaligi olan kisilerde E vitamini eksikligi tesbit edilmistir. Tamamlayici E vitamini
 



yararli olur.
 


 
E vitamini antioksidan özelligi dolayisiyla kolit hastalarinda serbest radikal üretimini azaltir.
 


 
E vitamini ülseratif koliti iyilestirir.
 


 
E vitamini kolestrol tip safra kesesi taslarini önler ve takviye E vitamini alindiginda onlari çözer.
 


 
E vitamini mide eksimesini(yanmasini) iyilestirir.
 


 
E vitamini ince barsak kramplarini iyilestirir.
 


 
E vitamininin özellikle suda çözünen formu, sistik fibrosis ile ilgili pankreatik yetersizligiiyilestirir.
 


 
E vitamini pancreatitis i önlemeye yardimci olur.
 


 
Sinir sistemi :
 


 
E vitamini adrenal bezlerininadrenal korteksinde yogunlasir ( adrenal bezinin 1 graminda 150 mcg
 


 
E vitaminibulunur ).
 


 
E vitamini adrenergic sinir sisteminin fonksiyonlarini mükemmellestirir.
 


 
Alzheimer's hastaliginda, kan E vitamin seviyeleri düsük bulunmus olup takviye E vitamini
 


 
alzheimer's hastaligini önlemede yardimci olur.
 


 
Alzheimer's hastaliginda E vitamini, choline acetylase aktivitesinin yenilenmesine ( bu enzim
 


 
asetilkolini aktive eder ) yardimci olur.
 


 
E vitamini, özellikle B1 vitamini ile birlikte amyotrophic lateral sclerosis hastalarinin durumlarini
 


 
iyilestirir ( yasam sürelerini arttirmaz ) ve önlemede yardimci olur.
 


 
E vitamini, antioksidan özellikleri dolayisiyla bovine spongiform encephalopathy (mad cow)(deli
 


 
dana) hastaligini önlemede faydali olabilir.
 


 
E vitamini, bazi kas kramplarini kontrol etmede özellikle kismi nöbetlerde yardimci olabilir.
 


 
E vitamini, epilepsi hastalarinda kas kramplarinin kontrolünü gelistirir.
 


 
E vitamini takviyesi (günde 800 IU) band 3 proteinin oksidasyonunu ve karmasik
 


 
bir sekilde baglanabilen, oksidasyon yan ürünü, toksik etkileri olan senescent cell antigen
 


 
olusumunu engelleyerek yaslanmayi geciktirebilir.
 


 
E vitamini antioksidan özellikleri sayesinde, fazlaca günese maruz kalindiginda deride olusacak
 


 
serbest radikal aktivasyonunu ve dolayisi ile hizlanacak olan fotosal yaslanmaya karsi koyar.
 


 
E vitamini yaslanmanin nedenlerinin altinda yatan sebeplerin baslicasi olan içsel proteinlerin
 


 
çarpraz baglanmalarini (glycosylation) engeller.
 


 
Oral E vitamini, mitokondriya hücre ve DNA larinda olan hasari tamir etmeye yardim ederek
 


 
yaslanma prosesine karsi koyar.
 


 
E vitamini ceroid olusumunu engeller.
 


 
E vitamini ömür uzatici bir potansiyele sahiptir.
 


 
E vitamini lipofuscin in birikmesini engeller.
 


 


Biyolojik Etkinlikleri
Oral biyolojik etkinlikleri :
 


 
Günlük dozlarin % 60 - 70 i diski ile vücuttan atilir.
 


 
E vitamini diger diyetsel yaglarla birlikte ince barsagin ileum bölümünde absorplanarak lenflere
 


 
ve daha fazla stok için de kan yolu ile karacigere gönderilir. Ancak diger yagda çözünen vitaminler
 


 
kadar verimli depolanmaz. B ve C vitaminleri gibi vücutta nispeten daha az süre kalir.
 


 
E vitaminin deriye ulastirilmasinin ana yolu sebaceous glands sallgilariyla olur.
 


 
E vitaminin tabi izomeri ( ''I'' stereoisomer ) ve sentetik izomeri ( ''dl'' stereoisomer ) seruma iyi ve
 


 
esit bir sekilde absorplanir ancak çesitli organ ve dokularda kalmalari farkli olur.
 


 
E vitaminin vücutta absorplanan kisminin % 20 - 40 lik bölümü oral yolla alinir. Bu kisinin yag
 


 
absorplayabilme yetenegine göre degisme gösterir.
 


 
Topikal biyolojik etkinlikleri :
 


 
E vitaminin alfa - tocotrienol formu deri yolu ile iyi absorplanir ve sürüldügünde hizli bir sekilde
 


 
dermise yayilir.
 


 


Diyetsel Kaynaklari
Verilen rakamlar mg cinsinden olup 100 gr lik porsiyondaki vitamin miktarini gösterir.
 


 
Balik yagi
 


 
Morina



 
Bitkiler
 


 
Hardal
 
Maydanoz
 


 
Isirgan
 
Purslane
 


 
Deniz hayvani
 


 
Shirimp (kabuklugil)



 
Deniz sebzeleri
 


 
Kelp (kahve deniz yosunu)
 


 
Diyetsel yaglar
 


 
Ayçiçek yagi

Safflower yagi



 
Bugday embriyosu yagi

Soya yagi



 
Pamuk yagi

Yer fistigi yagi



 
Misir yagi

Zeytin yagi
 


 
Palm yagi
 


 
Kuru yemisler
 


 
Badem

Yer fistigi



 
Ceviz



 
Meyvalar
 


 
Avokado
 
Muz



 
Bögürtlen



 
Sebzeler
 


 
Brokoli
 
Kara lahana
8 (IU)


 
Brüksellahanasi
 
Ispanak



 
Domates

Suteresi
 


 
Havuç
 
Tatli patates
 


 
Tahillar
 


 
Bugday embriyosu
 
Yulaf ezmesi
 


 
Pirinç (kahve)
14,1 IU


 
Tohumlar
44 IU


 
Ay çekirdegi



 
Yumurtalar
 


 
Yumurta
 


 


Iltihapsal Olmayan


Diyetsel Kaynaklari
Ay çekirdegi - Badem - Findik - Ispanak - Kuskonmaz - Zeytin
 


 


Diger Bitkisel kaynaklar
Agaççilegi yapragi - Ahududu yapragi - Dong quai(Çin melekotu) - Isirgan otu - Kaba yonca
 


 
Kara hindiba - Keten tohumu - Kusburnu - Yulaf sapi
 


 


Bulunus Sekilleri
GENEL DÜSÜNCELER
 


 
E vitamininin tabi formu D - stereoisomer seklidir. Tabi formu sentetik seklinden daha iyi absorbe
 


 
olur ve kullanimda kalir.
 


 
Sentetik E vitamini 8 adet stereoisomerin karisimi olup DL - alfa tokoferol olarak planlanir. Bu 8
 


 
izomerden sadece biri ( %12,5 ) d - alfa tokoferole esdegerdir. Diger 7 tanesinin d - alfa tokoferole göre
 


 
aktivitesi % 21 - 90 arasi degisir.
 


 
D - Alfa - Tokoferol
 


 
E vitamininin tabi sekli olup genelde E vitamini tamamlayicilarinda en çok bulunan formudur. Tabi
 


 
E vitamininin izole edilmesi, konsantre edilmesi ve imalati sentetikden daha pahaliya mal olur.
 


 
Petrokimyasallardan elde edilen sentetik formu dl - alfa tokoferol dan iki misli daha ucuz olur. Ancak
 


 
tabi form sentetikden 1,4 misli daha aktif ve vücutta kullanimi da daha uzun ve etkindir.
 


 
Her 1 mg d - alfa tokoferol 1,49 IU E vitamini aktifligine sahiptir. Insan kan plazmasinda en çok bulunan
 


 
tokoferol alfa tokoferol olup toplamin % 87sini teskil eder.
 


 
D - Alfa - Tokoferol Asit Asetat
 


 
E vitamininin esterlesmis sekli olup D - Alfa - Tokoferol ile asetik asitten elde edilir. Böylece suda
 


 
çözünürlük arttirilmis olur. Topik olarak sürüldügünde biyolojik olarak aktif degildir. Sindirim
 


 
enzimlerinin yoklugunda aktivasyonu gerekir. Her 1 mg D - Alfa - Tokoferol Asit Asetat 1,36 IU E vitamini
 


 
aktifligine sahiptir. Vücutta absorplandikdan sonra esteraz enzimleri vasitasiyla tekrar D - Alfa - Tokoferol
 


 
formuna dönüsür. Bazi arastirmacilar d - alfa - tokoferol asetatin, d - alfa - tokoferol süksinatla birlikte daha
 


 
stabil olmasindan ötürü d - alfa - tokoferol e tercih edilebilecegini söylerler.
 


 
D - Alfa - Tokoferol Asit Süksinat
 


 
E vitamininin esterlesmis sekli olup D - Alfa - Tokoferol ile süksinik asitten elde edilir. Böylece suda
 


 
çözünürlük arttirilmis olur. Topik olarak sürüldügünde biyolojik olarak aktif degildir. Sindirim
 


 
enzimlerinin yoklugunda aktivasyonu gerekir. Her 1 mg D - Alfa - Tokoferol Asit Süksinat 1,2 IU E
 


 
vitamini aktifligine sahiptir. Vücutta absorplandikdan sonra esteraz enzimleri vasitasiyla tekrar
 


 
D - Alfa - Tokoferol formuna dönüsür. Bazi arastirmacilar d - alfa - tokoferol asetatin, d - alfa - tokoferol
 


 
süksinatla birlikte daha stabil olmasindan ötürü d - alfa - tokoferol e tercih edilebilecegini söylerler. Bu
 


 
formun dezavantaji diger E vitamini formlarina göre kan E seviyesini daha yavas yükseltmesidir. Ancak
 


 
daha uzun dönemli kullanimlarda normal kan E vitamini seviyesine yetisir.
 


 
D - Alfa - Tokoferil Polietilen Glikol 1000 Süksinat (TPGS )
 


 
D - alfa tokoferol süksinatin polietilenglikole baglanmasiyla olusur. Bu E vitamininin avantaji suda
 


 
çözünmesi, dolayisiyla diger yagda çözünen formlari sindiremeyen kisilerce kullanilabilmesidir.
 


 
TPGS, cholestasis ve safra üretiminin engellendigi karaciger hastaliklarinda faydali bir E vitamini
 


 
formudur. Ayrica crohn rahatsizligi, ulcerative colitis ve AIDS hastaliginda da tercih edilen bir formdur.
 


 
DL - Alfa - Tokoferol
 


 
Sentetik formlarindan biridir. Oda sicakligindaki stabilligi limitlidir.
 


 
1 mg DL - Alfa - Tokoferol1,1 IU E vitamini aktifligine esdegerdir.
 


 
DL - Alfa - Tokoferol Asetat
 


 
Sentetik formlarindan biridir. E vitamininin asetik asit ile yaptigi asetat esteridir. Topical olarak pek
 


 
faydali degildir, çünki deride tekrar dl - alfa tokoferol e çevrilebilmesi için gerekli esterase enzimleri
 


 
yoktur. 1 mg DL - Alfa - Tokoferol asetat 1 IU E vitamini aktifligine esdegerdir.
 


 
Kimyasal formülü C31H52O3 olup molekül agirligida 472,8 dir.
 


 
DL - Alfa - Tokoferol Asit Süksinat
 


 
Sentetik formlarindan biridir. E vitamininin süksinik asit ile yaptigi süksinat esteridir. Topical olarak pek
 


 
uygun degildir, çünki deri kanserini tesvik edebilir.
 


 
1 mg DL - Alfa - Tokoferol süksinat 1 IU E vitamini aktifligine esdegerdir.
 


 
D - Beta - Tokoferol
 


 
E vitamininin tabi bir formudur. 1 mg D - Beta - Tokoferol 0,6 IU E vitaminine esdegerdir.
 


 
D - Gama - Tokoferol
 


 
E vitamininin tabi bir formudur. 1 mg D - Gama - Tokoferol0,15 - 0,45 IU E vitaminine esdegerdir.
 


 
D - Delta - Tokoferol
 


 
E vitamininin tabi bir formudur. 1 mg D - Delta - Tokoferol0,015 IU E vitaminine esdegerdir.
 


 
Eta - Tokoferol
 


 
E vitamininin az bilinen bir seklidir.
 


 
Epsilon - Tokoferol
 


 
E vitamininin az bilinen bir seklidir.
 


 
Zeta - Tokoferol
 


 
E vitamininin az bilinen bir seklidir.
 


 
Karisik - Tokoferol ler
 


 
Çesitli E vitamini formlarinin birlikte bulundugu tamamlayicilardir. En çok % 80 i d - alfa tokoferol ve
 


 
diger % 20 si ( beta,delta veya gama formlari ) olan sekilde bulunabilmektedir.
 


 


Ticari Ürünler
D - Alfa - Tokoferol
 


 
100 - 1000 IU yumusak jel kapsüller
 


 
D - Alfa - Tokoferol asetat
 


 
Toz ( 1 gr = 700IU aktifliginde )
 


 
D - Alfa - Tokoferol süksinat
 


 
100 - 250 - 500 tabletler
 


 
300 - 400 - 500 kapsüller
 


 
Toz ( USA ve Kanada )
 


 
DL - Alfa - Tokoferol
 


 
Toz ( USA )
 


 
DL - Alfa - Tokoferol asetat
 


 
250 IU kapsüller
 


 
Toz ( %5O lik - %50 dolgu )
 


 
Karisik Tokoferoller
 


 
100 - 1000 IU karisik tokoferol yumusak kapsüller
 


 
Oral Formüller
 


 
Vitamin komplekslerinde bulunur.
 


 
Topikal Ürünler
 


 
Deri kremleri ve bazi merhemlerde ( genellik 60 IU/gr )
 


 


Tamamlayici dozlar
GENEL DÜSÜNCELER
 


 
RDI olarak 30 IU verilmistir.
 


 
Antioksidan ve dolasim etkileri için günlük 400 - 600 IU E vitamini öngörülmektedir.
 


 
Bazi insanlar için tokoferol süksinat formu tercih sebebi olabilmektedir.
 


 
Günde 1200 IU yu asan dozajlar immün sistemi üzerinde baski olusturabilir.
 


 
Yagda çözündügünden yemek arasinda almak absorpsiyonunu kolaylastirir.
 


 
TEDAVI DOZLARI
 


 
Alisilmis tedavi dozu günde 600 - 800 IU dir.
 


 
Optimum günlük gereksinimler
 


 
Yetiskinler için ihtiyaç, ODA 400 - 1600 IU ( tokoferoller karisimi ) dir.
 


 
Atletler idman sirasi veya sonrasi serbest radikal hasarlarini önlemek için günde 1200 IU alirlar.
 


 
MAKSIMUM DOZ
 


 
Çesitli hastaliklarda denekler üzerinde yapilan çalismalarda günlük 3200 IU, iki yil süre de, her hangi
 


 
bir rahatsiz edici yan etki tesbit edilmemistir.
 


 
Ortalama günlük diyetsel alim
 


 
Gümlük ortalama diyetsel alim 10 mgr ( 14,8 IU ) d - alfa tokoferol formunda E vitaminidir.
 


 
Görülen eksiklik
 


 
USA da insanlarin %30 unda E vitamini eksikligi görülmüstür.
 


 


Negatif etkileyenler
Elektromagnetik radyasyon :
 


 
Asiri güneste kalma derinin E vitamini tüketir.
 


 
Derinin UV radyasyonunu maruz kalmasi, C vitamini siddetli bir sekilde tüketir.
 


 
Farmostatik ilaçlar :
 


 
Farmasotik antibiyotikler vücudun E vitamini absorpsiyonunu zayiflatirlar.
 


 
Farmasotik antasitler vücudun E vitamini absorpsiyonunu zayiflatirlar.
 


 
Cholestyramine E vitamininin ince barsakta absorpsiyonunu engeller.
 


 
Colestipol E vitamininin ince barsakta absorpsiyonunu engeller.
 


 
Probucol E vitamininin ( serum vitamin E seviyelerini % 14 kadar düsürür ) tüketilmesine sebep olur.
 


 
Sürekli kullanilan laksatifler E vitamini ihtiyacini arttirir.
 


 
Kolestrol düsürücü bazi ilaçlar E vitamini ihtiyacini arttirir.
 


 
Tüberküloz ilaçlari E vitamini ihtiyacini arttirir.
 


 
Gida prosesleme teknikleri :
 


 
Dondurma islemi gidalarin E vitamin miktarlarini tüketir.
 


 
Hormonlar :
 


 
Östrojenler(gebelik önleme haplari dahil ) vücudun E vitamininin ihtiyacini arttirir.
 


 
Karbonhidratlar :
 


 
Chitosan, E vitamininin absorpsiyonunu önemli derecede azaltir.
 


 
Glucomannan E vitamininin absorpsiyonunu ( safranin aktivitesini arttirarak vücuttan sivilarin
 


 
atimini hizlandirarak ) engeller.
 


 
Keyif vericiler :
 


 
Alkol (etanol) E vitaminini bozar.
 


 
Sigara içmek E vitaminini azaltir.
 


 
Mineraller :
 


 
Klor E vitamininin ince barsakta absorpsiyonunu azaltir.
 


 
Fazla bakir E vitamini düsmanidir.
 


 
Demir sülfat ve demirin diger inorganik formlari E vitamininin ince barsakta absorpsiyonunu azaltir.
 


 
Demirin organik formlari glükonat, peptonat, sitrat, fumarat E vitaminini yok etmez.
 


 
Proseslenmis gidalar :
 


 
Olestra E vitaminine baglanir ve absorpsiyonunu engeller.
 


 
Yiyecekler :
 


 
Balik yagi alimi E vitaminini tüketir.Bu yüzden balik yagi tamamlayicisi kullananlar eksilen E
 


 
vitamini ihtiyaçlari için takviye almalidirlar.
 


 


Negatif etkileri
Kullanilmis (okside olmus ) E vitamini tocopheryl quinone a dönüsür. Ancak uygun miktarda C
 


 
vitamini oldugunda tekrar E vitaminine dönüstürülür.
 


 
E vitamini, UV radyasyonuna maruz kaldiginda tokoperoksil serbest radikaline dönüsür. Ancak
 


 
uygun miktarda C vitamini oldugunda tekrar E vitaminine dönüstürülür.
 


 
E vitamini bir vanadyum düsmanidir.
 


 
Farmasotik antikoagülantlar, 400 IU dan daha fazla E vitamini ile beraber kullanilmamalidir. Aksi
 


 
takdirde kanama riskleri olusabilir.
 


 
Yüksek dozda E vitamini kan pihtilasmasini saglayan K Vitamininin emilmesi ile çatisabilir.
 


 
Asiri etkin tiroid, seker hastaligi, romatizmal kalp hastaligi olan kisiler düsük dozlarla baslamali ve
 


 
her ay 100 IU arttirarak 400 - 800 IU kullanabilirler.
 


 
Yüksek tansiyonlu kisiler de birden alinan E vitamini tansiyonu yükseltebilir. Yavas yavas arttirarak
 


 
alinmalidir, neticede diüretik etkisi dolayisiyla sonuçta tansiyonu düsürücü etki yapacaktir.
 


 


Toksinlere karsi tepkisi
Aminoasitler :
 


 
E vitamini, glutamik asidin toksik etkilerine karsi koyar.
 


 
E vitamini, homosistinin LDL kolestrolün oksidasyonunu tetikleme kabiliyetini engeller.
 


 
Çevresel Toksinler :
 


 
E vitamini, hava kirliligi yapan çesitli kimyasallarin toksik etkilerine karsi koruma yapar ve bunlarin
 


 
akciger hücre zarlarindaki vücudun ürettigi içsel yaglari okside etmesini önler.
 


 
E vitamini, karbon monoksidin toksik etkilerine karsi koyar.
 


 
E vitamini, azot oksitlerininözellikle hava kirliligi yapan azot dioksidin toksiditesine karsi koyar.
 


 
E vitamini, ozonun toksik etkilerine karsi koyar.
 


 
E vitamini, karbon tetraklorürün karacigerdeki toksik etkilerine karsi koruma yapar.
 


 
Eger içme suyunuz klorlu ise daha fazla E vitaminine ihtiyaç duyarsiniz.
 


 
Elektromagnetik radyasyon :
 


 
E vitamini, gama isinlarinin hücre mutasyonu (degisimi) yapabilme ve kromozonlara hasar verme
 


 
yetenegini önler.
 


 
E vitamini (topik veya oral olarak) antioksidan özellikleri dolayisiyla, derinin yaslanmasinin
 


 
(fotoyaslanma) hizlanmasi, immün sistemin baskilanmasi ve günes isinlarinin UV radyasyonuna
 


 
asiri maruz kalmadan ötürü, deri kanseri baslamasi gibi etkilere karsi koyar.
 


 
E vitamini, UV - A radyasyonunun vücut hücrelerine yapacagi hasari engeller.
 


 
E vitamini (özellikle merhem olarak sürüldügünde) UV - B radyasyonunun günes yaniklari dahil
 


 
yapacagi toksik etkilerden deriyi korur.
 


 
E vitamininin merhem olarak sürülen alfa - tokoferol asetat veya alfa - tokoferol süksinat formu
 


 
UV - Bye karsi etkin degildir. Bu konudaki etkin sekli esterlestirilmemis biçimi olan alfa - tokoferol
 


 
formudur.
 


 
Günese çikmadan önce 8 gün boyunca günde 1000 IU E vitaminive 2000 C vitamini birlikte
 


 
alindiginda cildin yanmadan güneste kalma süresi oldukça uzar.
 


 
Enzimler :
 


 
E vitamini bazi toksik eicosanoid lerin üretilmesini engelleyerek cyclooxygenase in aktivitesini önler.
 


 
E vitamini cyclooxygenase - 2 nin aktivitesini engeller.
 


 
E vitamini lipoxygenase (5 - Lipoxygenase form) in üretimini ve aktivitesini engeller.
 


 
E vitamini ornithine decarboxylase i aktifleyen prostaglandin E2 üretimini engelleyerek dolayli yolla
 


 
ornithine decarboxylase in aktivitesini engeller.
 


 
E vitamini bazi kanser türlerini baslatabilen protein kinase C enziminin aktivitesini engeller.
 


 
alfa - tokoferol (d - alfa - tokoferol formu) protein kinase C nin aktivitesini % 70 engeller
 


 
alfa - tokoferol (dl - alfa - tokoferol formu) protein kinase C nin aktivitesini % 35 engeller
 


 
delta - tokoferol formu protein kinase C nin aktivitesini (alfa ve gama tocoferoldan daha az) önler
 


 
alfa - tocotrienol formu protein kinase C nin aktivitesini (alfa ve gama tocoferoldan daha az) önler
 


 
gama - tocotrienol formu protein kinase C nin aktivitesini (alfa ve gama tocoferoldan daha az) önler
 


 
Farmasotik ilaçlar :
 


 
E vitamini amiodarone un akcigerlere zarar verme yetenegini azaltir.
 


 
E vitamini zidovudine un toksik etkilerinden bir kismini önlemede yardimci olur.
 


 
Gida katkilari :
 


 
E vitamini nitrat ve nitritlerin kanserojenik nitrosaminlere dönüsmesini engeller.
 


 
Hormonlar :
 


 
E vitamini yükselmis estradiol seviyelerini düsürür.
 


 
E vitamini platelet aggregating factor ünün üretimini engeller. E vitamini eksikliginde üretim artar.
 


 
Immün sistem kimyasallari :
 


 
E vitamini, interleukin 1 (IL - 1 beta form) in asiri miktarda salgilanmasini engeller.
 


 
E vitamini, yükselmis interleukin 4seviyelerini düsürür.
 


 
E vitamini, yükselmis interleukin 6seviyelerini düsürür.
 


 
E vitamini, tumor necrosis factor(TNF - alpha form) in asiri miktarda salgilanmasini engeller.
 


 
Keyif vericiler :
 


 
E vitamini alkol almadan önce veya tüketilirken alindiginda alkolün karacigerde yaglanma yapma
 


 
kabiliyetini ve kalbe hasar verebilme yetenegini önler.
 


 
E vitamini karbon monoksitin ve sigara dumanindaki fenoksi serbest radikallerinin verecegi
 


 
hasarlardan akcigeri korur.
 


 
E vitamini sigara tiryakilerinde akciger kanseri riskini % 20 kadarazaltir.
 


 
Lipidler :
 


 
E vitamini, çoklu doymamis yag asitlerin üretiminde bir ön madde olan arachidonic asitin asiri
 


 
miktarda üretilmesini engeller.
 


 
E vitamini, lipopolisakkaritlerin iltihaplandirici etkilerine karsi koyar.
 


 
E vitamini, yaglarin peroksidasyonunu geciktirir ve perokside yaglarin toksik etkilerini önler.
 


 
E vitamini, prostaglandin E2 nin üretimini engeller.
 


 
Mineraller :
 


 
E vitamininin tokoferol süksinat formu, kadmiyumun toksik etkilerine karsi vücut hücrelerine
 


 
toplam bir koruma saglar.
 


 
E vitamini kadmiyumun, thyroxine in triiodothyronine e dönüsmesini katalizleyen 5' - deiodinase
 


 
enziminin aktivitesini azaltma yetenegini engeller.
 


 
E vitamini kursunun bazi toksik etkilerini önler.
 


 
E vitamini kursunun thyroxine in triiodothyronine e dönüsmesini katalizleyen 5' - deiodinase
 


 
enziminin aktivitesini azaltma yetenegini engeller.
 


 
E vitamini civanin hücre zarlarina olan toksik etkilerini azaltir.
 


 
Proteinler :
 


 
E vitamini en az 3 ay boyunca 1200 IU/gün alindiginda C - reaktif protein seviyelerini düsürür.
 


 
E vitamini potansiyel olarak amyloid - beta protein in nöronlara olan toksik etkisini engelleyicidir.
 


 
E vitamini (d - alfa tokoferol süksinat formu) nuclear factor kappa - B nin aktivasyonunu engeller ve
 


 
aktive nuclear factor kappa - B nin DNA ya baglanmasini önler.
 


 
E vitamini band 3 protein inin senescent cell antigen e transformasyonunu engeller.
 


 


Kimyasallarla Etkilesimi
ETKILEDIKLERI
 


 
Aminoasitler :
 


 
E vitamini, cysteine in fonksiyonunu arttirir.
 


 
Enzimler :
 


 
E vitamini, kolin asetilaz in fonksiyonunu arttirir.
 


 
E vitamini, thyroxine in triiodothyronine e dönüsmesini katalizleyen 5' - deiodinase enziminin
 


 
aktivitesini azaltan kadmiyum ve kursunun yetenegini engeller.
 


 
E vitamini, glutathione peroxidase in optimum fonksiyonu için temel bir maddedir. E vitaminindeki
 


 
eksiklik glutathione peroxidase aktivitesini düsürür.
 


 
E vitamini, kan damarlarindaki nitric oxide synthase enziminin aktivitesini arttirir.
 


 
E vitamini, vücutca üretilen süperoksit dismutase enziminin aktivitesini arttirir.
 


 
Alpha - tocopherol içsel süperoksit dismutase enziminin aktivitesini arttirir.
 


 
Gamma - tocopherol içsel süperoksit dismutase enziminin aktivitesini arttirir.
 


 
Farmasotik ilaçlar :
 


 
E vitamini, kemoterapide kullanilan bazi anti - kanser farmasotik ilaçlarin toksitesini azaltir.
 


 
E vitamini, cyclophosphamide tarafindan tetiklenen serbest radikalleri azaltir.
 


 
E vitamini, doxorubicin in kanser hücrelerinden baska hücrelere olan toksiditesini ( örnegin
 


 
kalp hücreleri gibi ) azaltir. Ama bu doxorubicin in kanser hücrelerine olan etkisini azaltmaz.
 


 
E vitamini, fluorouracil tarafindan tetiklenen serbest radikalleri azaltir ve fluorouracil in etkinligini
 


 
arttirir.
 


 
E vitamini, methotrexate tarafindan tetiklenen serbest radikalleri azaltir.
 


 
E vitamini, aspirinin etkinligini arttirir.
 


 
E vitamini, zidovudine (AZT) in AIDS hastalarinda, HIV virüsünün kopyalanmasini engelleme
 


 
yetenegini (% 600 e kadar) arttirir.
 


 
Hormonlar :
 


 
E vitamini, insülin hassasiyetini arttirir.( insülin direncini düsürür )
 


 
E vitamini, içsel progesterone seviyesi düstügünde progesterone seviyelerini arttirir.
 


 
E vitamini, thyroxine in triiodothyronine e dönüsmesini katalizleyen 5' - deiodinase enziminin
 


 
aktivitesini azaltan kadmiyum ve kursunun yetenegini engeller.
 


 
Karotenoidler :
 


 
E vitamini, beta - karotenin fonksiyonunu arttirir.
 


 
Lipidler :
 


 
E vitamini, çoklu doymamislikli( poliansature ) yag asitlerinin peroksidasyonunu geciktirir.
 


 
E vitamini, linoleic asidin oksidasyonunu geciktirir.
 


 
E vitamini, prostaglandinI2 üretimini kolaylastirir.
 


 
Mineraller :
 


 
E vitamini, lityumun fonksiyonunu arttirir.
 


 
E vitamini, takviyesi selenyum eksikliginin giderilmesinde yardimci olabilir. E vitamini ile selenyum
 


 
kuvvetli derece sinerjik özelliklere sahiptir.
 


 
E vitamini, çinkonun absorpsiyonunu arttirir.
 


 
Nörotransmitterler :
 


 
E vitamini, nitric oxide synthase enziminin aktivitesini arttirarak azot oksit üretimini kolaylastirir.
 


 
Nükleik asitler :
 


 
E vitamini, deoxyribonucleic acid (DNA) in sentezi için gereklidir. Ayrica vücutça üretilen DNAyi
 


 
oksidatif hasardan korur.
 


 
E vitamini, mitochondrial DNAyi yas ilerlemesiyle ilgili olabilecek oksidatif hasarlardan korur.
 


 
Peptitler :
 


 
E vitamini, harcanan glutathione un geri dönüsüne yardim eder.
 


 
Proteinler :
 


 
E vitamini( 400 IU/gün ) band 3 protein in oksidatif bozunmayla senescent cell antigen e
 


 
dönüsmesini engelleyerek fonksiyonunu arttirir.
 


 
Stokinler :
 


 
E vitamini, interferon gamma üretimini uyarir.
 


 
E vitamini, interleukin 2 üretimini uyarir.
 


 
Vitaminler :
 


 
E vitamini, lipoic asidin antioksidan özelliklerini arttirir.
 


 
E vitamini, A vitamininin absorpsiyonunu arttirir ve onu oksidasyondan korur
 


 
E vitamini, B12 vitamininin aktif formuna dönüstürülmesinde temel olarak gözükür.
 


 
E vitamini, C vitamininioksidasyondan korur.
 


 
Yararli ilaçlar :
 


 
E vitamini, deprenylin etkinligini arttirir.
 


 


 
ETKILENDIKLERI
 


 
Bitkiler :
 


 
Yesil çay E vitaminini oksidasyondan korur.
 


 
Susam tohumlari E vitamininin aktivitesini (susam tohumlarinin sesamin ve sesaminol içerigi
 


 
yüzünden ) arttirir.
 


 
Karotenoidler :
 


 
Beta - kroten E vitamininin fonksiyonunu arttirir.
 


 
Xanthophylller E vitaminini oksidasyondan korur.
 


 
Canthaxanthin E vitamininin fonksiyonunu arttirir.
 


 
Kinonlar :
 


 
Koenzim Q10 E vitamininin rejenerasyonuna yardim eder.
 


 
Lignanlar :
 


 
sesamin E vitamininin fonksiyonunu arttirir.
 


 
sesaminol E vitamininin fonksiyonunu arttirir.
 


 
Lipidler :
 


 
Konjuge linoleik asitE vitamininin bozulmasini engeller.
 


 
Orta zincirli trigliseritlerE vitamininin absorpsiyonunu gelistirir.
 


 
Mineraller :
 


 
Mangan E vitamininin fonksiyonunu arttirir.
 


 
Selenyum E vitamini ile sinerjik olup E vitamininin saglik yararlarini arttirir. Her 200 IU E vitaminiiçin
 


 
25 mcg selenyum içeren ürünler E vitamininin kuvvetini arttirir.
 


 
Çinko serum E vitamini seviyelerini ayarlar.
 


 
Peptidler :
 


 
Carnitine E vitamininin fonksiyonunu arttirir.
 


 
Carnosineantioksidan özelliginden dolayi E vitamininin bozulmasini engeller.
 


 
Glütasyon okside E vitamininin tekrar biyolojik E vitaminine dönüsmesini saglar.
 


 
Polifenoller :
 


 
Oligomerik proantosiyanidinler E vitamininin bozulmasini engellerve yenilenmesine yardim eder.
 


 
PycnogenolE vitamininin bozulmasini engeller ve stabilize eder.
 


 
Proteinler :
 


 
Düsük dansiteli lipoproteinler ( LDL ) E vitamininin hücrelere transferini kolaylastirir.
 


 
Tokoferol - bagli proteinlerE vitamininin vücutta dolasimini kolaylastirir.
 


 
Vitaminler :
 


 
Lipoik asit, E vitamini eksikligi semptomlarini önler. Lipoik asit, ne E vitaminin yedegidir ne de
 


 
rejenere edicisidir. Vitamin E gibi etki eder ve E vitamini eksikligine karsi koyar.
 


 
Lipoik asit, E vitaminin bozunarak yan ürünlerine dönüsmesini engeller.
 


 
Lipoik asitin % 1 lik kremlerideriye sürüldügünde deridekiE vitaminini arttirir.
 


 
Vitamin A,barsak mukozasi yolu ile E vitamini absorpsiyonunu kolaylastirir.
 


 
E vitamini ile sinerjik olanC vitamini, E vitamininin oksidasyonunu engellerve E vitamininin
 


 
bozunma yan ürünleri tocopheryl quinone ve tocopheroxyl serbest radikallerini tekrar taze
 


 
E vitaminine dönüstürür.
 


 


Yetersizlik Belirtileri
Adet sorunlari - Akyuvar hücrelerinin yasam süresinde kisalma - Bas dönmesi - Cilt sorunlari
 


 
Deri kurulugu - Kas dejenerasyonu - Kas kramplari - Kisirlik - Rahimde bozukluk
 


 
Seksüel arzu yoklugu - Sinir - Kas sisteminde bozukluk - Yavas iyilesen yaralar - Yüksek tansiyon
 


 


 


Yanlis Bilinenler
Vitamin E, K vitamininin sentezini veya absorpsiyonunu etkilemez.
 


 


 


Diger Bilgiler
Vitamin E, plazma, serum, plateletler, ak yuvarlar hücrelerinde ve al yuvarlar hücrelerinde ölçülebilir
 


 
miktarlarda vardir.
 


 
Plazma E vitamin seviyeleri bize hem alinan diyetsel E vitamini ve hem de vücut dokulari E vitamini
 


 
rezevrleri hakkinda bilgi verir. Plazma E vitamini seviyeleri kolorimetrik, florometrik ve yüksek
 


 
performans likid kromotografisi (HPLC) ile ölçülür.
 


 
Plazma referans degerler 1200 - 1800 mcg/dl veya 8,7 - 40,3 mikromol/litre dir.
 


 
Toplam plazma tokoferolleri/toplam plazma lipidleri daha anlamli bir orandir. Uygun E seviye orani
 


 
0,8 olmalidir. Bu, çocuklarda 0,6 olarak verilir.
 


Kimyasal Data





a vitamini

|

b1 vitamini

|

b2 vitamini

|

b3 vitamini

|

b5 vitamini

|

b6 vitamini

|

c vitamini

|

d vitamini

|

e vitamini

|

folik asit

|

h1 vitamini

|

h vitamini

|

inositol

|

k vitamini

|

choline

|

lipoik asiti

|